internetin getirdikleri-1
Eski ve çok bilinen bir arkadaşlık sitesine üye olmakla başladı süprizler serisi.
Sıradışı olmaya çalışan,kendini ve aradığı arkadaşı çok net ifade eden bir profil yazmaya çalışmıştı.
Ve fakat hiç ilgi göstermemişti bayanlar profiline.Beklediği ilgiyi göremeyince seçtiği profillere mesaj atmaya başladı.Az da olsa geri dönen olmuştu mesajlarına.
Ve bunlardan biri de bu hikayemizin kahramanı olan Ayfer idi.
Ayfer İstanbul Avcılar'da oturan, eşinden ayrılmış,bir çocuk annesi çalışan bir bayandı.
Yazar ise;evli, kırkına yaklaşmış, Ankara'da yaşayan işadamıydı.
Doğal olarak MSN sohbetleri başlamış,internet sayesinde Ankara-İstanbul arası çok kısalmıştı.Saatlerce süren chat seansları birbirlerini daha iyi tanımalarına neden oluyordu.
Bir cuma günü akşam saatlerinde ki chat seansında-orta nokta olan-Abant'ta buluşmaya karar verdiler.Birbirlerini merak etme heyecanı mesafelerin meşakkatının önüne geçmişti.Gece 00.30 Bolu dağında bir dinlenme tesislerinde buluştular.
Yazara ve daha birçok kişiye aşk yuvalığı yapan Abant köşküne vardıklarında saat 01.30 olmuştu.Otele kayıt yaptırırken;
-İki ayrı oda istiyorum.Dedi yazar Ayfer'e sorar gibi.
-Çocuk değiliz!
Bu cevap bir çok iyinin müjdesi idi.
Oda servisine;meyve, rakı ve beyaz peynir söyleyerek odalarına çıktılar.Yanlarına eşya almamışlardı.
Balkona geçtiler.Ay ve göl muhteşem birlikltelikleri ile kışkırtıcı bir manzara oluşturuyordu.
Serin Abant gecesinde, biraz üşüyerek memleketi kurtarmaya başladılar.
Kadehler devrildikçe tutuklukları azalıyor,memleket meseleleri önemini yitiriyor,gülünesi bu kadar çok konunun akıllara gelmesine olan hayret artıyordu.
Espriler fıkralara,fıkralar kahkahalara dönüşüyordu.Gece sabaha yaklaşırken fıkralar da bel altına doğru hareketlenmişti.
Yazar doğası gereği fıkraları"adamın yada kadının şeyi"olarak anlatıyordu.İlişkiler konusunda yazardan birkaç fersah ileri olan Ayfer,durumu hemen farketmiş ve gereken rahatlığı yazara vermeye çalışıyordu.Ve bu konuda çok başarılıydı.
Gün ağarırken o her çiftin yaşadığı suskunluk anlarının da zamanı gelmişti.
-Üşüyoruz! Dedi Ayfer.
-Yaa evet.İçeri geçelim.
Odaya girdiklerinde,artık iyice rahatlayan ve kendine güveni artan yazar, alkolun etkisiyle sendelediği anda Ayfer'e sarılıverdi. O güne kadar hiç olmadığı kadar özgüvenle ve hoyratça öpüştüğünü farkettiğinde dakikalar geçmişti.
Ayfer'in sert memelerini göğsüne daha çok bastırmak için avuçlarının arasında ki kalçalrını bütün gücüyle sıkıyor ve kendine çekiyordu.
Yatağa uzandıklarında fark etti Ayfer'in dudaklarında ki morartıları."Özür dilemeyi"düşündü sonra anın büyüsünün bozulacağını düşünerek vaz geçti.
Ayfer'in yüzünde bilmiş ve mutlu bir ifade vardı:
-Rakı en güzel önsevişmedir.
-İlk kez duydum.
-İlkleri yaşatmayı severim!
-Öğrenmeye açım!
-Kolay çıkarıyorsun.
-Aslında uzmanlığım "giydirme"konusundadır.
Birbirlerini soyarken konuşuyor,konuşurken edebiyatın bir çok sanatını kullanıyorlardı.
Çırılçıplak halde öpüşüyor ve birbirlerini okşuyorlardı.Yazarın ki okşamanın ötesinde can yakmaya varmıştı.Sanki düşmanını elleriyle parçalayan bir kin abidesiymiş gibi davranıyordu.Ve fakat Ayfer bu durumdan şikayetçi görünmediği gibi hoşlandığını ifade eden sesler çıkarıyordu.
Yazar ise daha önce hiç tatmadığı duygular içindeydi.Sanki yıllardır gemlenmiş,tutsak edilmiş bir canavar vardı içinde.Ve bu şafak vakti kutlu bir doğuma şahit oluyordu.
-Canımı yak!Patlat kalçalarıma!
-.............
-Döv beni!!
Hayatında hiç bir kadına tokat atmamış olan yazar,Ayfer'in canını yakmaktan ona acı vermekten büyük zevk alıyordu.
Kendini büyük bir kaşif gibi hissetmeye başlamıştı.Kendini keşfediyordu kulaklarında Hacı Bektaş Veli'nin sözü çınlayarak:"Özrünü bilmeyen özünü bilemez"
Yazar güzel ve hoş bir kılavuzla çıktığı yolculukta, derin yoğun bir haz ve heyecan eşliğinde kendini keşfetmişti.
Zamanın nasıl durduğunu,"bütünleyen partnerin","ruh eşinin" ne olduğunu öğrenmişti.
Ayfer dediği gibi "ilklerinin öğretmeniydi.....
Belki de en önemli ilklerin..................................
ÖZRÜNÜ BİLMEYEN ÖZÜNÜ BİLEMEZ!
(H.Bektaş Veli)

Yalnız olmamak ne güzel. Kendi yaşadıklarımızı yazabilecek kadar sindirmiş olmamız.
Güzel bir BdsmTürk'e merhaba diyenlerdensiniz aromatic. Hep bana derlerdi neden diyorlar diye merak ederdim ama şimdi sanırım sıra bende :-"Devamını bekliyoruz!!"
Fazla mütevazilik "hiçliktir."
- 44 Forumlar
- 5,453 Konular
- 75.2 K Gönderiler
- 0 Çevrimiçi
- 9,000 Üyeler